İncilde geçen Faraklit kim?

 
İncilde geçen Faraklit kim?
 
Başlığımızda, incili “muharref” olmak ile vasfetmemizin önemli bir sebebi vardır. Muharref: tahrif edilmiş ve değiştirilmiş demektir. Bu makamda göstereceğimiz bütün deliller, tahrif edilmiş ve Peygamber Efendimizden bahseden delillerin titiz bir planla yok edilmiş olduğu İncil’den çıkartılmış delillerdir. Bu kadar titiz ve dikkatli tahrif çalışmalarına ve Efendimizden haber veren her ayeti kitaplarından çıkarmalarına rağmen yine de ortada büyük bir yekün vardır. Acaba tahrif edilmiş İncil de Efendimize bu kadar işaret varsa, Hz. İsa’ya inen asıl de ne kadar işaret olur, bunu kıyas edin!
Hıristiyan ve Yahudilerin, kitaplarında yaptıkları tahrifler, bilhassa Efendimizin haber verildiği ayetleri kitaplarından çıkarmaları Kur’anda şöyle anlatılır:
“Kitabı elleriyle yazanların vay haline, onlar kitabı elleriyle yazarlar da, o yazdıkları şeyi az bir para karşılığında satmak için ‘Bu Allah’ın katındandır’ derler. Elleriyle yazdıklarından ötürü vay onların haline, yine kazandıklarından ötürü vay onların haline”(Bakara 79)
“Ey Kitap ehli! Kitaptan gizlediğinizin birçok bölümünü size açıklayan ve birçoğunu açıklamadan geçiveren elçimiz size geldi! Gerçekten size Allah’tan bir ışık ve apaçık bir kitap geldi.”( Maide Suresi ayet 15)
Kur’an’ı Kerim, Hıristiyanların İncil’de açıklanan birçok bilgiyi örtbas ettiğini söylemektedir. Bu bilgilerden bir kısmı, Peygamberimiz efendimiz(sav)in  geleceğine işaret eden İncildeki ifadelerdir. Bu bölümde Peygamber efendimizin geleceğine işaret eden İncil deki ifadeleri inceleyeceğiz.
1- (Yuhanna, Bâb 14, Âyet: 15-16): Hz. İsa dedi; “Eğer beni seviyorsanız, emirlerimi tutun. Ben de Rab’den dileyeceğim ve O size başka bir Faraklit verecektir; ta ki, daima sizinle beraber olsun”
2- (Yuhanna, Bâb 14, Âyet: 26): Hz. İsa dedi: “Benim adımla Rabbin göndereceği Faraklitsize her şeyi öğretecek ve size söylediğim her şeyi hatırınıza getirecektir.”
3- (Yuhanna, Bâb 14, Âyet: 29):  Hz. İsa dedi: “Faraklitgeldiği zaman iman edesiniz diye, gelmeden önce size şimdi söyledim.”
4- (Yuhanna, Bâb 15, Âyet: 26): Hz. İsa dedi: “Rab’den size göndereceğim Faraklit geldiği zaman, O benim hakkımda tanıklık edecektir…”
5- (Yuhanna, Bâb 16, Âyet: 7): Hz. İsa dedi: “Ama size gerçeği söylüyorum, benim gitmem sizin için yararlıdır. Çünkü gitmezsem, Faraklitgelmez… Ama gidersem onu size gönderirim.”
6- (Yuhanna, Bâb 16, Âyet: 13): “…Ama Faraklit gelince sizi tüm gerçeğe yöneltecektir. Çünkü kendiliğinden konuşmayacaktır. Ne işitirse onu söyleyecek ve gelecek şeyleri size bildirecektir.”
7- (Yuhanna, Bâb 16, Âyet: 14): “…O Faraklit beni yüceltecek, çünkü benimkinden alacak ve size bildirecek”
İncilin yukarıdaki ifadelerinde Hz. İsa tarafından gelmesi müjdelenen ve “Faraklit” olarak geçen kelimenin aslı; Süryanca da “Münhamenna “ Yunanca’da ‘Piriklitos’tur.. Bu kelimenin birebir Arapça karşılığı ise ‘Ahmed’tir.
İncil ayetlerinde Grekçe Priklitos yani “Ahmed” ifadesi bazı kaynaklarda “Briklitüs” olarak geçmektedir ‘Ahmed’, Efendimizin (sav) bir ismi olduğu gibi, Kur’ân-ı Kerim’de de, O’nun İncil’de ‘Ahmed’ olarak geçtiği açıkça ifade edilmektedir.
Hem az önce bahsedilen bütün vasıflar sadece Efendimizde (sav) mevcuttur. O halde İncil’de gelmesi beklenen ve kendisi müjdelenen kişi: Hz. Muhammed (s.a.v)’dir.
Ayrıca “Faraklit” kelimesi, İncil tefsirlerinde “hak ve batılı birbirinden ayıracak hakperest zat” olarak izah edilmiştir ki, Hz. İsa’dan sonra gelecek insanları hakka sevk edecek zatın ismidir. Acaba Hz. Muhammed’den daha fazla bu vazifeyi yapmış başka birisi alemde gösterilebilir mi?
8- (Yuhanna Bab 16, ayet 7): “Size gerçeği söylüyorum: benim gidişim size faydalıdır. Zira ben gitmezsem, tesellici size gelmez.”
Acaba, şu âleme gelen ve insanlara hakiki teselli veren Hz. Muhammed’den başka kim vardır. Evet, Odur, fani insanları ölümün ebedi idamından kurtarıp hakiki teselli veren.
 9- (Yuhanna, Bâb 14, Âyet: 30): Hz. İsa dedi: “Artık sizinle konuşmayacağım:Çünkü bu dünyanın reisi geliyor ve bende onun hiçbir şeyi yoktur.”
10- (Yuhanna, Bâb 16, Âyet: 8): “… ve O geldiği zaman günah, salâh ve hüküm için dünyayı ilzâm edecektir.”
Acaba Hz. İsa’dan sonra, dünyanın reisi olacak ve hak ve batılı ayırıp, Hz. İsa’nın yerinde insanları irşad edecek, Hz. Muhammed (SAV)’den başka kim gelmiştir? Ve Ondan başka “alemin reisi” olma unvanına kim layıktır. Hem Hz. Davud (As)’dan sonra, Hz. Muhammed’den başka hangi nebi gelmiş ki, doğudan batıya kadar dinini neşretmiş ve memleketleri cizyeye bağlamış ve padişahları kendine secde eder gibi itaat altına almış ve her gün insanlığın beşte biri kendisine dua ve salavat okur olsun? bunları yapmış tek kişi olarak Hz. Muhammed’den başka kim gösterilebilir? Demek, incilde, Hz. İsa’dan sonra geleceği belirtilen “alemin reisi” tabiri ile kastedilen; Hz. Muhammed (SAV)’dir. Hem “fahr-i alem” yani “alemin kendisiyle övündüğü” unvanı, Efendimizin en meşhur unvanıdır.