Kendilerine kitap verdiklerimiz O’nu (Hz. Muhammed’i) evlatlarını tanıdıkları gibi tanırlar. Hal böyleyken içlerinden bir kısmı bile bile hakkı gizlerler
Başlığımızda, incili “muharref” olmak ile vasfetmemizin önemli bir sebebi vardır. Muharref: tahrif edilmiş ve değiştirilmiş demektir.
“Size gerçeği söylüyorum. Benim gidişim size faydalıdır. Zira ben gitmezsem tesellici size gelmez.
“Yahya’nın tanıklığı şöyle oldu; açıkça konuştu, inkâr etmedi: “Ben Mesih değilim” diye açıkça konuştu. Onlar da kendisine: “öyleyse sen kimsin?”
Toprak sahibi bir adam, bağ dikti, çevresini çitle çevirdi, üzüm sıkma çukuru kazdı, bir de bekçi kulesi yaptı.
Ve Matta Bab 21, ayet 43 “Bu nedenle size şunu söyleyeyim, Tanrı’nın Egemenliği sizden alınacak ve bunun ürünlerini yetiştiren bir ulusa verilecek.
İncilde, geleceği beklenen ve âlemin reisi olarak vasfedilen peygamber hakkında: “seyf ve asa sahibi” denilmiştir.
Kur’an, Yahudilerin, kitapları olan Tevrat’ın kelimelerinin yerlerini ve anlamlarını değiştirmek suretiyle dinlerinde tahrifat yaptıklarını söylemektedir.
Eski ahit, İşaya bölümü 42, adeta Peygamber Efendimiz ( s.a.v)i anlatmakta ve O’nun geleceğinden haber vermektedir.
Eski Ahit İşaya 42, Ayet 1: “İşte kendisine destek olduğum, gönlümün kendisinden razı olduğu, seçtiğim kulum. Ruhumu (Cebrail’i) onun üzerine koydum.
Rab, Sina’dan geldi ve onlara Sâir’den doğdu; Paran dağlarında parladı ve mukaddeslerin on binleri içinden geldi.
Ancak Tanrı İbrahim’e, “Oğlunla cariyen için üzülme” dedi. Sara ne derse, onu yap. Çünkü senin soyun İshak’la sürecektir.
Musa dedi: Rabbim, ben Tevrat’ta öyle bir topluluk görüyorum ki, onlar insanlar için çıkarılmış en hayırlı bir ümmettir. İyiliği emreder, kötülükten sakındırırlar ve Allaha iman ederler.
Ahir zamanda bir ümmet-i merhume kaim olup, orada hakka ibadet etmek üzere mübarek bir dağı seçerler.
Allah cc. Kısa zamanda bu hükümetleri ortadan kaldıracak gerçek bir saltanat sahibi gönderecektir ki , onun saltanatı kıyamete kadar ayakta kalacak.
İlâhî kitapların ikincisi olan Zebur, Kur’ân-ı Kerîm’in üç ayrı âyetinde geçmektedir. Bu ayetler şöyledir:
Mezmur bab 45 ayet 16 ve 17 ayetler :”Atalarının yerini oğulların alacak,
Mezmur Bab 72, ayet 2-19 arasında özetle şöyle denilmektedir: “O denizden denize
Kur’an’ın kemalini takdir eden yabancı filozofların ve dünya çapında binlerce ilim adamının Kur’an ve kanunları hakkındaki görüşlerinden bazılarını beyan edeceğiz.
Zira madem peygamberdir, elbette yalan söylemez ve Allah’a iftira edemez. Ve madem yalan söylemez ve iftira edemez; elbette “Allah’ın kelamıdır.”
Küçük bir topluluk düşünün! Bu topluluk son derece inatçı ve âdetlerine son derece bağlı bulunsun ve bu âdetler onların damarlarına kadar karışıp benliklerine işlemiş olsun.
Mucizeler delili Hz. Muhammed (s.a.v.)’de bütün güzel huyların bulunması hatta bunu düşmanlarının dahi tasdik etmesi ve “Ay yarıldı.”
Acaba ümmi olan yani okuma yazma bilmeyen bir kişinin tek başına kanunlar yapması ve bu kanunların hiç değişikliğe uğramadan...
Bir çekirdeğin, elma ağacının çekirdeği mi yoksa zakkum ağacının çekirdeği mi olduğu hususunda, çekirdek kaldığı müddetçe ihtilaf edilebilir.